Bizi takip edin...

SAĞLIK

SAĞLIK

ASTIM HASTALARI RAMAZANDA DİKKAT!

VÜCUT SUSUZ KALDIĞINDA ALERJİK REAKSİYONLAR ARTIYOR Güneşin yakıcı ve sıcak etkisi ...

SAĞLIK

Selülitsiz bacaklar için toksinlerden kurtulun

Beslenme alışkanlıkları, hayat şartları, sürdürülen yaşam kalitesi ve yapılan birçok ...

SAĞLIK

AROMATERAPİNİN GÜCÜNÜ KEŞFEDİN, OSHADHI’Yİ DENEYİN

Aromaterapinin iyileştirici gücü ve pozitif etkisinden vazgeçemeyeceksiniz. Fiziksel, zihinsel ve duygusal ...

SAĞLIK

SICAK HAVA MİGRENİ TETİKLİYOR

Hava sıcaklıklarındaki artışla birlikte yaz hastalıkları da kendini göstermeye başladı. ...

SAĞLIK

SICAK HAVADA BAŞ AĞRISI VE BAŞ DÖNMESİNE DİKKAT!

Her geçen gün biraz daha ısınmaya başlayan havalar önlem alınmadığı ...

SAĞLIK

AVON ANEW CLINICAL HYDRA RECOVERY

AVON ANEW CLINICAL HYDRA RECOVERY ile Siz Uyurken Cildiniz Genç ...


sanalbasin.com üyesidir

Fendi Magazin

HAKKINDA
SİZİN İÇİN
ARŞİV
İLETİŞİM

ASTIM HASTALARI RAMAZANDA DİKKAT!

1VÜCUT SUSUZ KALDIĞINDA ALERJİK REAKSİYONLAR ARTIYOR

Güneşin yakıcı ve sıcak etkisi Ramazan ayına denk geliyor. Yaz mevsiminin ortasına denk gelen bu günlerde oruç tutmak isteyenler için sıcaklarda en çok susuz kalmak sorun oluyor.

Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, yüzyılın hastalığı olan alerjinin beslenme ile yakından ilişkisine değinerek, susuz kalan vücudun alerjik reaksiyonları arttırdığına dikkat çekiyor.

 

Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; susuz kalmanın en önemli sorun olduğunu, tüm vücudun günün ilerleyen saatlerinde giderek kurumaya başladığını belirtiyor. Susuzluğa bağlı olarak, vücutta dolaşan kanın koyulaştığını ve akışkanlığını kaybettiğini bazı dokuların kanlanamamasının ileri yaş hastalarında, beyin ve sinir sağlığı açısından ciddi sorunlar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Özellikle solunum sistemindeki salgıların kurumasının ve koyulaşmasının, vücuttan atılmasını zorlaştırdığını, bu durumun oluşturduğu öksürüğün kişileri zorladığını söylüyor. Kronik bir solunum yolu problemi olan hastaların uzun süre susuz kalması hastalık alevlenmesine neden olabiliyor. Astım ve sinüzitin susuzluktan en çok etkilenen iki hastalık olduğunu, astımda akciğerlerdeki salgıların kuruduğunu ve atılmasının zorlaştığını, bunun sonucunda da bronş daralması yaşandığını sözlerine ekliyor. Sinüzitte ise aynı durumun burun salgıları için geçerli olduğunu ve geniz akıntısının atılmasının zorlaştığını vurguluyor.

 

Aç Kalmak Nasıl Etkiliyor?

 

Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; susuzluğun yanı sıra uzun süre aç kalmanın da vücut açısından zararları olabildiğini, uzun saatler aç kalmanın kan şekerinin düşmesine neden olduğunu söylüyor. Düşen kan şekeri iftarda aşırı ve hızlı yemek yenmesi ile yükseltilmeye çalışılırsa tokluk hissinin oluşmasının da zaman alacağını ve kişinin bir seferde normalden çok daha fazla gıda tüketebileceğine dikkat çekiyor. İftarda tercihlerin şekerli ve yağlı gıdalar yönünde olduğu takdirde, sağlıklı insanlarda bile reflü oluşabildiğine değiniyor. Reflünün astım hastalarının yüzde 80’inde var olan bir durum olduğunu, dolayısıyla bir seferde çok yemek yenirse reflünün tetiklenmesi ile astım alevlenmesi gelişebildiğini belirtiyor. Özellikle yatmaya yakın zamanlarda yemek yendiğinde, mideden yukarı taşan asitli mide içeriğinin direkt akciğerlere kaçtığını ve öksürük, hırıltı, nefes darlığı oluşturduğunu vurguluyor.

 

Prof. Dr. Yonca Tabak, üçüncü bir sorunun da astım ilaçlarının süresiyle ilgili olduğunu söylüyor. En fazla 12 saat etkisi olan ilaçların, sabah sahurda en geç saatte alınsa bile iftara kadar etkisinin geçtiğini, bu duruma reflünün eklenmesi sonucu hastalık alevlenmesinin kaçınılmaz olduğunun altını çiziyor.

 

 

 

 

 

 

Astımın En Büyük Düşmanı

 

Prof. Dr. Yonca Tabak, sigaranın astım hastalığının en büyük düşmanı olduğuna, sigara bağımlılarının tüm gün sigara içmeyip iftardan sonra bu açığı kapatmaya çalışmalarının, astım hastaları için mutlak atak oluşturduğuna değiniyor. Hem sigaranın bronş üzerindeki daralmayı tetikleyici etkisine, hem de reflüyü tetiklemesine dikkat çekiyor. Sigara bırakılamayacaksa bu şekilde oruç tutulmasının sağlık için normalden çok daha büyük zarar demek olduğunu belirtiyor.

 

ASTIM HASTALARI İÇİN RAMAZAN ÖNERİLERİ

 

1-      Oruç saatleri dışında bol su tüketilmesi

2-      Suyun çay, kahve, kolalı veya şekerli meyve suları şeklinde değil, su olarak tüketilmesi

3-      Oruç açılırken birden çok ve hızlı yeme değil; az ve sık aralıklarla yavaş yemek

yenmesi

4-      Mide asitini artıran kafein içeren çay, kahve ve kolalı içeceklerden uzak durulması

5-      Mide boşalmasını geciktiren yağlı kızartma gıdalar ve ağır şerbetli tatlılar

tüketilmemesi

6-      Reflüyü tetikleyen çiğ sarımsak, çiğ soğan ve aşırı domates tüketiminden kaçınılması

7-      Yatmadan önce en az iki saat yemek yenmemesine özen gösterilmesi

8-      Sahurda yemek yiyip hemen yatılmaması

9-      Sabah akşam ilaç kullanımı gereken bir astım hastalığı varsa oruç tutulmaması

10-  Sigara bırakılamıyorsa oruç tutulmaması veya iftar sonrası kontrollü tüketim       sağlanması

Selülitsiz bacaklar için toksinlerden kurtulun

1Beslenme alışkanlıkları, hayat şartları, sürdürülen yaşam kalitesi ve yapılan birçok hata dokuların yaşam sağlıklarını bozuyor ne yazık ki. Bu da; yağların selülite neden olan lenf sıvılarının, açığa çıkan toksinlerin ve metabolitlerin dokularda birikmesine neden oluyor. Ayrıca beslenme şeklimize bağlı olarak zararlı maddelerin vücuda alınmasıyla da toksinler, dokularda birikerek hücreleri olumsuz etkiliyor. Prof. Dr. Dilek Demir Erol, toksinleri atmak için yaşam biçimimizi düzene oturtmak gerektiğini vurguluyor. Aksi halde oluşan ve dikkat edilmezse ilerleyen selülitlerle hayat boyu mücadele etmeniz gerekiyor.

 

2Hücrelerin ve dokuların öncelikle bol oksijene, iyi bir dolaşıma, beslenme ve strese bağlı atıkların yeterli düzeyde vücuttan uzaklaştırılmasına ihtiyacı var. Prof. Dr. Dilek Demir Erol, selülitten kurtulmak için sindirim sistemimizdeki aşırı yükü azaltacak bir beslenme şekline sahip olmamız gerektiğini söyleyerek, “Dokulardaki yavaşlamış metabolizma da güçlendirilmeli.” diyor. Selülit, yaşayan her dokuda, farklı nedenlerle lenf dolaşımının yavaşlaması nedeniyle oluyor. Yani vücudumuza özen göstermediğimizde selülit oluşacaktır. Dolayısıyla selülitin kesin bir çözümü de olmadığını üzülerek söylemeliyiz. Ancak, kişiye özgü tedavi programı ile selülit kontrol altına alındıktan sonra, yapılması gerekenleri yaşam biçimi olarak benimsenmekle kesin sonuca ulaşılabilir.

 

Selülitsiz güzel bacaklar için…

  • Her gün en az yarım saat tempolu yürüyüş yapın.
  • Günde minimum iki litre Alkali kaynak suyu için.
  • Eczacınıza danışarak antioksidan vitaminler, A, C ve E vitaminleriyle selenyum, çinko, betakaroten ve üzüm çekirdeği extraktlarını ağızdan destek olarak alın.
  • Tatlandırıcı, renklendirici, yapay şekerli her türlü gıdadan kaçının.
  • Abur cuburdan, margarin, katı yağlar ve hazır gıdalarda kullanılan yağlardan uzak durun.
  • Unlu, buğday kökenli gıdalardan uzak durun.
  • Muz, mango ve üzüm de içerdiği şeker nedeniyle selülitin oluşumunu kolaylaştırır.
  • Yeşil renkli sebzelerden bol bol tüketin.
  • Yağ deposu kuruyemişleri azaltın.
  • Alkolü günde bir kadehle sınırlandırın.
  • Eczacınıza danışarak ödem giderici, karaciğer dostu detox çaylarından yararlanın.
  • Yağ dokusunun azaltılmasında modern teknolojiden ve yeni tedavilerden yararlanın.

 

Selülitle savaşa yardımcı olan detoks çayları

 

Karaciğer Detoksu / Yağlanma Karşıtı

2 bardak su

1 dilim kabuklu golden elma

1 dilim kabuklu limon

1 adet kabuk tarçın

3 adet karanfil

4 adet tane karabiber

1 yemek kaşığı yeşil çay

1 tatlı kaşığı elma sirkesi- içerken ilave edilecek

 

Ödem Giderici Çay / Diüretik -1

2 bardak su

1 çay kaşığı zencefil

½ limon kabuklu

1tatlı kaşığı ısırgan otu

1 tatlı kaşığı yeşil çay

1 tutam kiraz sapı

1 tatlı kaşığı böğürtlen

 

Bağırsak Detoksu / Kabızlık Giderici- Konstipasyon

2 bardak su

1 tatlı kaşık yeşil çay

1 tatlı kaşık papatya

1 yaprak avokado

1 dilim elma

1 kayısı kurusu

1 tutam karahindiba

 

AROMATERAPİNİN GÜCÜNÜ KEŞFEDİN, OSHADHI’Yİ DENEYİN

Oshadhi Aromaterapi ve DifüzerAromaterapinin iyileştirici gücü ve pozitif etkisinden vazgeçemeyeceksiniz.

Fiziksel, zihinsel ve duygusal sıkıntılar için bitki öz yağlarının ve sularının kullanımı yani AROMATERAPİ tüm dünyada bilinçli kullanıcıların yaşam gücü olarak biliniyor. OSHADHI ise Aromaterapinin dünyadaki en bilinen ve en özel markası. OSHADHI şimdi Türkiye’de…

Bitkilerin öz yağlarının ve sularının tek tek ve karışımlar halinde bulunduğu şişeler mucizeler yaratıyor.

Sürülebilen, içilebilen ve koklanabilen yağlar, rahatsızlıklara iyi geldiği gibi; sağlıklı insanların da yaşam kalitelerini artırıyor. Özellikle difüzyon yöntemiyle kullanılan ortamda; sağlık, huzur, zindelik ve pozitif yaşam gücü için tercih ediliyor.

Oshadhi’nin farklı doğal yöntemlerle meydana getirdiği yağların hava yoluyla solunması, fiziksel ve zihinsel fayda için en çok tercih edilen yöntemlerden biri. Aynı yağları sorunlu bölgelere sürme veya eser miktarlarda ağızdan alınma yöntemi ile de kullananlar bu mucizevi ve doğal etkilerden vazgeçemiyorlar.

Yaşam kalitesini artırma, sağlıklı bir beden ve zihne sahip olma isteği ve güzellik amacı ile de kullanılan Aromaterapi, tüm dünyada etkisini yeni kanıtlamış ancak bilinen en eski tedavi yöntemlerinden biridir ve bilim dalı olarak kabul görmüştür.

OSHADHI, her bitki için dünyada en iyi yetiştirildiği ülkeyi, bölgeyi ve üreticileri saptayarak organik tarım standardı ile bitkilerin yetiştirilmesini ve en uygun şekilde özlerinin çıkartılmasını sağlaması ile bilinir. AB Organik Tarım Sertifikası ECOSERT, AB Organik Tarım Kontrolü EKO ve AB hammadde kontrolü sertifikalarına sahip Oshadhi; doğal yöntemlerle hazırladığı yağları, Türkiye’de de sağlıklı ve pozitif yaşam felsefesini benimseyenlerin kullanımına sunuyor.

Özellikle yazın gevşemek ve rahat uyumak için açık havada da etkili difüzyon yöntemiyle soluyacağınız Lavanta veya Acı Portakal, böcek ve sinek sokmalarında da acil müdahale için bir miktar sürülerek mikrop öldürücü etkisi ile de kullanılmaktadır.

Sağlıklı, huzurlu, rahat ve kaliteli bir yaşam için kendi difüzer’i (koku yayıcı) de bulunan OSHADHI’yi mutlaka deneyin

Oshadhi’nin mucizevi etkileri seçkin eczanelerde ve www.hemensaglik.com ile bir tıkla kapınızda.

SICAK HAVA MİGRENİ TETİKLİYOR

1Hava sıcaklıklarındaki artışla birlikte yaz hastalıkları da kendini göstermeye başladı. Migren ve baş ağrısı şikayetleri de sıcaklıklardaki yükselmeye paralel bir şekilde hızla artıyor. Ancak bir dizi önlem alarak sıcakların bu olumsuz etkisinden korunmak mümkün.Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, hava sıcaklıklarının migren ve baş ağrısı üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

“Güneşi başımda hissediyorum” diyorsanız…

Halk arasında ağrıyan eklemlerin, yağmurun gelişine işaret ettiğine inanılmaktadır. Aile büyüklerini dizlerini ovuşturup bir yandan da “dizlerim ağrıyor kesin yağmur yağacak” derken görmek mümkün ki; bu durum aslında tıbbi bir gerçeğe de işaret etmektedir. Hava durumu, sağlığı etkileyebilmekte, yakınmaları kötüleştirebilmekte ve hatta bazı hastalarda ölüm riskini artırabilmektedir. Hava değişikliklerinin etkilediği 5 tıbbi durum da net olarak bilinmektedir: Artrit, astım, şeker hastalığı, kalp hastalığı ve migren. Almanya ve İngiltere’de yapılan bilimsel çalışmalar da hava durumu ve tıbbi durumlar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır.

2Yüksek hava sıcaklığı şiddetli baş ağrılarına yol açıyor

Hava sıcaklığının baş ağrısı şikayetlerini artırdığının pek çok kişi farkında değildir. Baş ağrısı yüksek hava ısısı ve düşük hava basıncı ile başlayabilir. 7 yıl süren ve 7504 hasta üzerinde yapılan bir bilimsel araştırmada; hava sıcaklığındaki 5°C artış, baş ağrısı oluşumunu, takip eden 24 saat içerisinde % 7,5 artırmaktadır. Basınç düşüşü ve baş ağrısı arasındaki ilişki ise daha düşüktür; basınç düşünce hastalar 2-3 gün sonra baş ağrısı çekebilmektedirler. Bu çalışmalar, acil servislere başvuran hastalar üzerinde yapılmış, evde baş ağrısı çekip, hastaneye gitmeyen hastalar ihmal edilmiştir. Ayrıca baş ağrısı öncesinde hastanın fiziksel durumu, stresi, aldığı gıda ve içecekler gibi, ağrıyı başlatabilecek diğer faktörler de göz önüne alınmamıştır.

Sıcak havalarda baş ağrısından korunmak için…

·        Öncelikle hastanın sıcaklık artışının ağrıya neden olup olmadığına dikkat etmesi gerekir. Sıcaklık ağrıya neden oluyorsa ani sıcaklık artışına karşı önlem almak önemlidir.

Klimalı ortamlarda bulunulmalıdır. Ancak klimaya doğrudan maruz kalınmamalıdır.

Sokağa çıkıldığında geniş kenarlıklı şapkalar ve gözlükler takılabilir.

Kıyafet seçimine özen gösterilmeli, açık renk terletmeyen ve bol giysiler seçilmelidir.

Yeterli sıvı alımı önemlidir. Günde 2-2,5 litre su tüketiminde yarar vardır.

 

Migreni tetikleyen yiyecek ve içeceklere dikkat!

Migren ağrısını artıracak besinlerden uzak durulmalıdır. Alkollü içecekler,  sakatatlar, sucuk, salam, sosis, pastırma, jambon gibi şarküteri ürünleri,  hazır et ve tavuk suyu tabletleri,  kalamar, karides ve midye gibi deniz ürünleri,  konserveler,  yağlı ve baharatlı yiyecekler, kafeinli içecekler (çay, kahve, asitli içecekler) incir, kuru üzüm, papaya, avokado, muz ve kırmızı erik,  çikolata ve kakao, bakla, fıstık ezmesi, özelikle kuru fasulye, mercimek ve soya ürünleri gibi bazı baklagiller migreni tetikleyebilir.

 

 

SICAK HAVADA BAŞ AĞRISI VE BAŞ DÖNMESİNE DİKKAT!

1Her geçen gün biraz daha ısınmaya başlayan havalar önlem alınmadığı takdirde insan sağlığı üzerinde ciddi tehlikeler oluşturabilir. Yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olanlar başta olmak üzere sağlıklı insanların da zorunlu olmadıkları müddetçe güneş ışınlarının en etkili olduğu öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, sıcak havalarda dikkat edilmesi gerekenler hakkında şu bilgileri verdi.

Bilinç kaybından komaya kadar gidebilen ciddi tablolar oluşabiliyor

Küresel ısınmanın sebep olduğu aşırı sıcaklar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok insanın sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Hayati tehlikeye neden olabilen aşırı sıcaklara karşı bireysel önlem alınması gerekmektedir. Hava sıcaklıklarının çok yüksek olduğu günlerde karşılaşılan güneş çarpması, sıcaklığın yükselmesi ile önemli bir tehlike olarak karşımızda durmaktadır. Yüksek ateş, terleyememe, komaya kadar giden sinir sistemi bozuklukları, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, bulantı, nabız hızlanması ilk belirtiler olabilirken; algılama ve koordinasyon yeteneğinin bozulması, görme netliğinde bozulma, göz çukurlarının belirginleşmesi, bilincin kaybolması ileri belirtilerdir. Bu durumda vakit kaybetmeden bir sağlık merkezine başvurulmalıdır.

11.00-16.00 arası dışarı çıkmayın

2Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler, kalp, şeker ve tansiyon hastaları zorunlu olmadıkça sıcaklığın en belirgin olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarıya çıkmamalıdır. Kalp ve tansiyon hastalarının ilaçlarını yaz aylarına ve sıcak havalara göre ayarlamasını yapması gerekir. Beyin kanamalarının önüne geçmek için tansiyon hastaları ayrıca kendilerine dikkat etmeli, tansiyonlarını sık sık ölçtürmelidir. Migren hastalığı olanlar serin ve klimatize edilmiş ortamları tercih etmelidir. İshal ve bağırsak enfeksiyonlarından korunmak için hijyen kurallarına çok dikkat edilmeli, eller sık sık yıkanmalı, temizliğinden emin olunmayan yiyecekler tüketilmemelidir. Güneş ışınlarının uzun vadede deri kanserlerine neden olabileceği unutulmamalıdır. Özellikle güneş ışınlarının dik olarak geldiği saatlerde şapka gözlük gibi aksesuarlarla korunulmalı, güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır. Kol ve bacaklarda veya karında aşırı sıcaktan tuz kaybı ile birlikte sıcak krampları görülebilir. 1-2 bardak tuz içeren sıvı verilmeli, kramp girmiş kasa masaj yapılmamalıdır.

Oruç tutanlar sıcak çarpmasından daha çabuk etkileniyor

 

Oruçlu iken zaten sıvı alımı yapılamayacağı için sıcak ortamlarda bulunmak, terlemeyi artırarak vücutta var olan suyun da kaybedilmesine ve  buna bağlı olarak susuzluk hissedilmesine sebep olacaktır. Bunun sonucu olarak kanın akışkanlığı azalıp  risk grubunda olanlarda damar tıkanıklığı yaşanabilmektedir. Aşırı güneşli ve sıcak havalarda sağlıklı kişilerin bile mümkün olduğunca dışarı çıkmaması gerekir. Açık havada çalışmak zorunda kalanların da bazı önlemler alması gereklidir. Bu kişilerin açık renkli, bol, pamuklu giysiler giymesi, geniş kenarlı şapka kullanması, baş ve yüzlerini sık sık soğuk suyla yıkaması ve imkanı olanların gün içinde duşa girmesi alabilecekleri birkaç önlem olabilir.

 

Ağır egzersiz hasta eder

 

Hava sıcaklığının yüksek olduğu günlerde aşırı egzersizden kaçınılmalıdır. Açık havada çalışmak zorunda olanlar mümkün olduğunca güneş altında korunmasız kalmamaya, sık sık bol sıvı ve mineral almaya dikkat etmelidirler.

 

Sık sık duş alın, sıvı kaybına dikkat edin

 

5 dakikalık duş sıcak havaya maruz kalanları hem ferahlatır hem de olumsuz etkileri önler. Bol su ve sulu gıdaların tüketilmesi de gerekmektedir. Sindirimi kolay hafif besinler tercih edilmeli, günde en az 2-2.5 lt su tüketilmeli, gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Çok sıcak havalarda ve aşırı egzersiz durumlarında bu miktar artırılabilir. Susamamış olsanız bile su içilmelidir, susamak vücudun su ihtiyacını belirten güvenilir bir işaret değildir. Kalp hastalığı veya hipertansiyonu olanlar dışında gıdalarla tuz alımı artırılmalıdır. Tuz kısıtlaması yapmak zorunda olanlar ise sıvı ve tuz kaybı konusunda dikkatli olmalıdırlar. Kalp hastalığı veya hipertansiyonu olup tuzsuz diyet alan kişiler dışında gıdalarla tuz alımı artırılmalıdır. Tuz kısıtlaması olanlar ise sıvı ve tuz kaybı yönünden çok dikkatli olmalıdır. Alkollü içecekler önce serinletip, sonra vücudun su kaybını artırabileceğinden mümkün olduğunca kullanılmamalıdır. Ağır ve yağlı gıdalar yerine, hafif yemekler ve sulu yiyecekler tercih edilmelidir. Çocuklar ve evcil hayvanlar aşırı sıcaklarda asla park edilmiş bir araç içinde bırakılmamalıdır.

AVON ANEW CLINICAL HYDRA RECOVERY

AVON ANEW Clinical Gece Uygulanan Maske. 50 ml. kampanya fiyati. 29.90_ TL.AVON ANEW CLINICAL HYDRA RECOVERY ile Siz Uyurken Cildiniz Genç Bir Görünüm Kazansın

AVON’un yenilikleri ve teknolojisiyle 20 yıldır anti-aging sektörüne yön veren Anew serisine Gece Uygulanan Maske de eklendi. Her yaşın kullanımına uygun AVON Anew Clinical Hydra Recovery Gece Uygulanan Maske, cilde 48 saate kadar ihtiyaç duyduğu nemi kazandırıyor, ciltteki nem oranını uygulandığı anda 3 kata kadar arttırıyor.*

Dünyanın en önemli Ar-Ge merkezlerini bünyesinde bulunduran ve binlerce uzmanı ile cilt bakımında birçok yeni teknolojinin sahibi olan AVON’un Anew serisi büyüyor. Yeni AVON Anew Clinical Hydra Recovery Gece Uygulanan Maske, benzersiz teknolojisi ile siz uyurken cildinize bakım yapıyor.

AVON Anew Clinical Hydra Recovery Maske, gece boyunca cildin 48 saate kadar ihtiyaç duyduğu nemi kazandırıyor.* Ciltteki nem oranını uygulandığı anda 3 kata kadar arttırıyor.* Cildin, genç görünümünü belirgin şekilde geri kazanmasına ve ince çizgilerin görünümünün hafiflemesine yardım ediyor.

Hafif dokulu, yeni AVON Anew Clinical Hydra Recovery Gece Uygulanan Maske, hyaluronik asit ve özel shea yağı taneleri içeriyor. Jel dokulu kolay emilen maske, gece temizlenmiş cilde veya istediğiniz Anew ürünü üzerine uygulanıyor. Cildin onarıldığı gece saatlerinde etki eden maske, haftada 2-3 kez kullanılabiliyor.

Ciltteki nemin azaldığı ve yaşlanma belirtilerinin arttığı yaz aylarında, AVON Anew Clinical Hydra Recovery Gece Uygulanan Maske ile cildinize kaybettiği nemi geri kazandırın.

 

Yeni! AVON ANEW Clinical Hydra Recovery Gece Uygulanan Maske, 50 ml, kampanya fiyatı, 29,90 TL

 

*S13-62 sayılı, 24 kişi ile yapılan 2 günlük Klinik Çalışma. Ürün uygulanmamış cilt ile karşılaştırıldığında.

**13-114 sayılı, 112 kişi ile yapılan Tüketici Çalışması

 

Bilgi için: Excel İletişim Yönetimi,

Özgü Demiral 0216 544 94 15, Didem Tandaç 0216 544 94 35

 

 

Fendi Magazin© - Aylık Ücretsiz E-Dergi - Metronom Medya

cyhn.net | grafik & web tasarım